5 Aralık 2012 Çarşamba

@PEOPLE

Mark bir belgeselde : “Önceden bir şeyleri paylaşacak podyum yoktu. Facebook sayesinde sosyal ağların birbiriyle bağlanmasıyla dünya açık sisteme dönüşüyor.”


Bu açık sistem sadece bireysellerin yüzünü güldürmedi kurumsal firmaların da yüzünü güldürdü. Sosyal medya denilen bu yeni mecrayı reklam ve pazarlama için kullanmak isteyen iş dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Facebook da siteyi reklam, pazarlama, halkla ilişkiler için kullanmak isteyen kişi  ve kurumlara çeşitli çözümler sunmuyor değil hani.


Facebook ve diğer sosyal medya bizlere sahte bir dünya oluşturdu. Kurumlara ne gibi katkısı oldu açıkça görüyoruz. Pazarlamanın kuralları değişti.Ders kitaplarımızda pazarlama karmalarını 4P (product – ürün, price – fiyat, place – satış kanalı ve promosyon)  ve 5C(company,collaborators,competitiors,climate)lerle öğrendik pazarlamayı.

Dijital pazarlama 4P’yi yaptı 5P! Dijital pazarlama uzmanı ve yazar Brandon Eley: “Pazarlamanın “4 P” kuralına (product – ürün, price – fiyat, place – satış kanalı ve promosyon) bir P daha eklendi, o da “people-insan” diyen Eley, interneti ve sosyal medyayı kullanarak başarılı pazarlama faaliyetleri gerçekleştirmek isteyenlere yol gösterdi. Geleneksel pazarlama teknikleri, insanlara 50 – 60 yıldır aynı mesajları aynı yöntemlerle ulaştırmaya çalışıyor. Ancak bu yöntemler maliyet açısından hiçbir avantaj sağlamıyor.”

Gelelim başlığımdaki @People’la…Burada Peeople yazarımızın kastettiğiyle aynı.@ bilgininiz üzere sosyal medyada bulunduğumuz yerlerin haritasını, krokisini veren bir tuş. Sanal Dünya’da pazarlamacılar tüketicilere ne gibi uygulamalarla “@people” uygulaması gerçekleştiriyor? Örneklere bakalım:

STARPET: İstasyonuna gelen müşterilere Foursquare kullanıcılarını çeşitli indirim fırsatları sunuyor.Müşteriler bu fırsattan yararlanmak için istasyondayken akıllı telefonları ya da tablet bilgisayarlarından Foursquare üzerinde check-in yapmaları yeterli.Böylece müşteri,bulunduğu istasyonda kampanya varsa kendilerine özel sunulan indirim oranlarını görebiliyor ve akaryakıtlarını indirimli alabiliyorlar.


KFC: Facebook'ta gerçekleştirdiği indirdik gitti kampanyasının sayfasını beğenip,formu dolduran müşterilere anında bedava menü kazandırıyor.



TEKONOSA:"Facebook Yer Bildirimi Fırsatları" üzerinden uyguladığı kampanya ile kampanyanın geçerli olduğu mağazalarında yer bildirimi yapan müşterilerine indirim veriyor.



DARTY: Darty de facebook sayfasından hizmet veriyor.İndirim kuponları kazanabiliyorsunuz.



Biz de tüketiciler olarak Mark’ın açık sistem olarak tanımladığı Sanal Dünya’da @ ile people karmasına dahil olsak mı acaba? Ne dersiniz? “@tme,beğenme dünyası “ Ben uydurdum ;))

22 Kasım 2012 Perşembe

Bana Logonu Göster, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim

Girişimci arkadaşlar iş planı dosyanız hazır, maliyetlerinizi hesapladığınız dosyalarınız da hazır. Peki markalaşma sürecinde sizi tümüyle ifade eden amblem ve logonuz hazır mı? Logo ve amblem pazarlama stratejisinin en önemli nihai amacı olan markalaşmanın bir parçasıdır. Hafife alınmaması gereken bir parça. Tüketicinin zihninde bir etki oluşturur. Logo, markanın pazarda sağlam bir yer edinmesine ve hedef kitlesine ulaşmada önemli bir role sahiptir.


Markanın kimliği,her insanın sahip olduğu belli karakteristik özelliklerin markalara yüklenmesidir.


Örneğin,sizin logonuzdan neşeli,enerjik,sıkıcı veya karizmatik bir marka olduğunuz anlaşılabiliyor mu ?


Washington State Üniversitesinde marka, logo ve pazarlama araçlarında kullanılan yazı karakterleri ve fontları ile ilgili araştırma yapmışlar. Tüketicilere 210 adet yazı karakterini nasıl algıladıklarını sormuşlar. Amaç ,”font seçimi ile şirketlerin logo ve reklamlarındaki etkinliği,hatırlanabilmesi ve halk tarafından algılanması arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmış.Bakalım sonuçlar ne olmuş ?



Rahat okunanlar: En bilinen National Geographics dergisi. Times New Roman Condensed kullanıyor.


Hoş ve ÇekicilerBu kapsamda Enviro,AncientScript,Informal Roman gibi fontlar yer alıyor. Tüketiciler bu fontları,”çok fazla güven vermeyenler” olarak nitelendirmişler.

Güçlü ve Erkeksiler: NewyorkDeco,Fisherman,Bandstand fontları bu değerlendirme kapsamına giriyor.Bunlarda “güç” ve “dayanışma” duygusunun öne çıktığı vurgulanmış.Sadakat yaratmak isteyen şirketler tarafından tercih ediliyor.Erkeklere yönelik,güç imajı vermeyi hedefleyen markalar kullanıyor.

Dürüst ve Dost Fonlar: Chiller,Stonehenge,Paintbrush gibi fontlar bu kategoriye giriyor. Tüketicilere göre, bu fondlar edkin ve yaradıcı olarak görülüyor.

Heyecan Verici Formal Olmayanlar: AluminumShred, Integrity,Ransom ve Amozon fontları bu sınıfa giriyor.Bunlar daha çok resmi olmayan,gençleri hedefleyen işlerde kullanılıyor.Örneğin rock tutkunlarına yönelik markalarda.




19 Kasım 2012 Pazartesi

YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM

15-21 Ekim Avrupa KOBİ haftası olarak bilinir. KOBİlerin katkısından bahsetmeyeceğim, dünyadaki şirketlerin %98i KOBİ. Yaşamına KOBİ olarak başlayıp bugünlere gelmiş köklü firmalar var. Dünyadan örnekler verirsem P&G,Unilever, Sony. Ülkemden örnekler de var. Mesela Lütfi Banat en eskilerden yıllık cirosu 20 milyon dolar,200 çalışanı var. Benim favorim Eczacıbaşı,1940larda dergilere, gazetelere reklam veren bir rakibi vardı Hasan Kolonyaları, Eczacıbaşı ise mütevazı şekilde S.Ferit Diş Suyu ile varlığını sürdürüyordu. Günümüzde nerelere geldiğini görüyorsunuz zaten. Sabancı neden favorim değil o orta ölçekli başladı işe .

Yaklaşık bir yıldır KOBİ eğitim ve seminerlerine katılıyorum eğitimler ve içerikler aynı. Kurumsallaşma, kültür, bilginin önemi, vizyon, misyon, değerler, çalışan, bilgi. Araya kaynayan eğitim, değişen Türk Ticaret Kanunu oldu iyi oldu sürekli tekrar eden seminerlere bir reklam arası havası kattı.

Hiçbir eğitim ve seminer küçümsenemez biliyorum ama yazımın başlığında dediğim gibi yeni bir şeyler söylemek lazım. Seminerlerde konuşmalar hep diğer ülkelerle kıyaslamayla başlar. İşte Japonya’nın teknolojik boyutu, Çin’in ürettim hacmi, İsrail’in nanoteknolojik alt yapısı bir sürü sayabilirim. Kıyaslandığımız ülkelere sayısal bakmasak, geçmişte neler yaptıklarına baksak? 

1911 yılında Taylor, kendisi Amerikalı bilimsel yönetimin temelleri attı. İş metotları, çalışanın kendi işini seçmesi, eğitimi, yöneticiler ve çalışan ilişkisi gibi konuları ele aldı. İşletmelerde yönetimi planlama, koordine etme gibi fonksiyonlara Fayol ayırdı. Fayol yönetim süreçlerini geliştirerek, bir bütün olarak örgütün yönetimi üzerinde odaklanmıştır. Fayol yönetimi, planlama, örgütlenme, emretme, koordinasyon ve kontrol alt süreçleri altında gruplamıştır. Sene yine 1900’ün başı.Misyon ve vizyon,toplam kalite 1926 Japonya  sağ olsun.

Bunları genel kültür olsun diye vermedim. Şu an 2012 yılındayız. Kıyaslandığımız ülkeler bunları yüz yıl önce oturtmuş ve konuşmuş. Biz hala çalışana değer verin, değişmeyen tek şey değişimdir, kültür oluşturun, değerleriniz olsun ve ne yazık ki bilginin öneminden bahsediyoruz. Dünya pazarlamada duyusal, nörolojik boyuta, yönetimde R kuşağına gelmiş biz en basit şekli X kuşağındayız, teknoloji dersen almış başını gitmiş biz Ford’un bant sistemindeyiz.

Şikayetlerim KOBİlere verilen eğitimde, eğitim verenlerde. KOBİler de suçlu okumalılar, öğrenmeliler. Bahsettiklerim ütopik değil.Dünya nerede biz neredeyiz.Kendimizi niceliksel değil niteliksel kıyaslayalım.Eee yeni şeyler söylemek lazım dime ?

15 Kasım 2012 Perşembe

AĞZI SÜT KOKAN GİRİŞİMCİLER



Liseden bile mezun olmadan milyon'a kavuşan bu 10 gencin yaşam öyküsü sizi çok şaşırtacak.
 Küçük yaştaki girişimcilerin başarılı olmaları çok da şaşırtıcı değil aslında, zira kulak tıkacından tramplene kadar birçok şeyi çocuk yaştaki girişimcilerin dehasına borçluyuz.

Ashley Qualls

 Listemizin 10. sırasında yer alan Ashley Qualls,

whateverlife.com internet sitesini 2004 yılında yayma açtığında 14 yaşındaydı.

Sitesinde kendi yaş grubundaki kızlar için Myspace şablonları sunmaya başladı.

2007 yılında ayda 1 milyon ziyaretçi rakamına ulaşan Ashley'nin sitesi,17 yaşma girmeden milyoner olmasını sağladı.Kendi evini satın alan genç kız,sitesi için yapılan 1.5 milyon dolarlık teklife de hayır yanıtını verdi.

Abbey Fleck
1993 yılında babasının domuz pastırmasının yağını süzmek için gazete kullanması, sekiz yaşındaki Abbey Fleck'i milyoner eden yolu açtı.

Babasının bu hareketiyle annesinden azar işittiğini duyan Abbey, yağları kendi içinde toplayan özel domuz pastırması tabağım tasarladı.

1996 yılında da Walmartî küçük girişimciye ilk siparişini verdi: Tam 100 bin domuz pastırması tabağı.

Farrah Gray
Farrah Gray altı yaşındayken vücut losyonu satmaya başladı. 13 yaşında özel yemekler üzeri­ne bir firma kurdu ve sadece 1 yıl sonra aldığı 1.5 milyon dola­rın üzerindeki siparişlerle Farrah Gray 14 yaşında bir milyoner oldu. Gray aynı zamanda Wal Street'te ofisi olan en genç kişi ünvanını da elinde bulunduruyor.





Richie Stachowski

 Richie Stachowski, 11 yaşındayken ailesiyle gittiği Hawaii tatilinden hiç memnun kalma­dı. Çünkü suyun altındayken babasıyla konuşamıyordu. Buna çözüm bulmak için tasarım yapmaya başla­yan Richie, 267 dolar harcayarak prototip bir sual­tı megafonu yaptı. Prototipini Toys "R" Us'a tanıt- tığmdaysa, tam 50 bin parçalık sipariş aldı. 1997 yılı yaz aylarının en sevilen oyuncağı olan "Water Talkies" K-Mart ve Walmart gibi diğer büyük satı­cılardan da sipariş aldı.
Kelly Reinhart
 Kelly Reinhart'm ailesi "bir buluş çiz" adında yaratıcı bir oyunla çocuklarını eğlendiriyorlardı. Kelly, kovboyların tabanca kılıflarının çiziminden yola çıkarak "Bacak Çantası" adlı ürünü geliştirdi. Çocukların video oyunlarını ve benzeri eşyalarını taşımalarını sağlayan çanta çok popüler oldu. Kelly dokuz yaşında kendi şirketinin başkanı olurken, 1 milyon dolara yakın değerde sipariş aldı.


Elise - Evan MacMillan
 On yaşındaki Elise ve 13 yaşındaki Evan MacMillan kardeşler kendi çikolata şirketlerim kurdular. Çiftlik temalı çikolatalar üreten "Çikolata Çiftliği" şirketi o kadar başarılı oldu ki, iki kardeş 1991 yılında Ernst & Young tarafından yılın girişimcisi seçildi. MacMillan kardeşler bir süre sonra Çikolata Çiftliği'ni başka bir firmaya sattı, ancak fiyat açıklanmadı.


Leanna Archer
 Leanna Archer, dokuz yaşındayken doğal saç bakımı işine girdi. Kendisi yeni ürünler geliştirirken, abileri ve ebeveynleri bu ürünleri online ve mağazalara giderek satıyorlardı. 2007 yılında Leanna 12 yaşina girdiğinde şirketinin sekiz çalışanı vardı ve yıllık karı altı rakamlıydı. Küçük girişimcinin bu başarısı hâlen sürüyor. Inc. Magazine kendisini 30 yaşın altındaki en iyi 30 girişimciden biri olarak gösterdi.

Sarah Buckel
 Sekizinci sınıf öğrencisi Sarah Buckel, okuldaki dolabının Disney Channel'da gördüğü çocuklarınki gibi renkli ve eğlenceli olmasını istiyordu. Ancak yıl sonunda dolaba yapıştıran cağı tüm kâğıtları sökme fikri hoşuna gitmiyordu. Tam bu sırada babası mıknatıslı kartvizit­ler üreten bir şirketin CEO'su oldu ve Sarah ihtiyacı olan esin kaynağına kavuştu. Mıknatıslı dolap kâğıtlarını üreten Sarah, bir yılda 1 milyon dolar kazandı ve bu parayla babasının CEO olduğu şirketi de satın alıp, ürün yelpazesini genişletti.

John Magennis

John Magennis 14 yaşında yatak odasında internet sitesi tasarım işine başladı. İlk başta saatte 15 dolar alan John'un şirketi hızla

büyüdü ve 17 yaşma geldiğinde şirketinin değe- ri 1 milyon doları geçiyordu.










Tyler Dikman
 Beş yaşında limonata satmaya başlayan Tyler Dikman, saatte 22 dolar kazanıyordu. 10 yaşı- na geldiğindeyse, doğum günü partilerinde yarım saatine 37 dolar aldığı sihirbazlık gösterisi düzenliyordu. 15 yaşında bilgisayar satışı işine girdi. 2001 yılında, Tyler henüz 17 yaşındayken şirketi 1 milyon doların üzerinde kazanıyordu.


Herşey kafayı kullanmakla,fırsatları görmekle mümkün.Bunları hayıflanmamız adına değil örnek almamız adına verdim.Fikirler gayet basit.Biraz zamanı boşa harcamıyor muyuz hmm ?

19 Ekim 2012 Cuma

HERŞEYİN BİR BEDELİ VAR

Fiyat deyince aklımıza birçok kavram gelir. Tüketici, üretici, maliyet, iktisat, hizmet vb. İktisat derslerinde fiyatı arz ve talep dengesinin bulunduğu nokta olarak belirlerdik. Gerçek hayatta böyle mi? Hayır, soyut bir kavram. Nerede aynı tür üretilen mallar nerede aynı tür tüketici… Teoride kaldı bunlar.

Bu hafta fiyatlandırmayı araştırdım. Belki de girişimci arkadaşlarımın en çok zorlandığı nokta ürüne fiyat atamak. Fiyat belirlemede aklımıza basit yöntemler gelir “ne olacak rakip firmaların fiyatına bakarım “ veya “maliyeti hesaplar üstüne de kar koydum mu tamam” diyebilirsiniz. Keşke bu kadar kolay olsa ama değil. Her şeyin bir bedeli var, olmadı bu kural.

Fiyat öyle bir unsur ki kar miktarını, ürün miktarını, talebi, tüketiciyi, cironu, kısa ve uzun vadeli planlarını belirler. Mesela kısa dönemde kara ulaşmak isteyen yüksek fiyattan pazara girer.
Yaptığım araştırmalarda fiyatı etkileyen unsurlar:

•    Firma hedefleri,
•    Tüketicinin özellikleri,
•    Ürünün özellikleri,
•    Tutundurma çalışmaları,
•    Ekonomik ve siyasi politikalar,
•    Rekabet ortamı,
•    Dağıtım kanalları…

Yukarıdaki unsurlar kendi içinde de alt dallara ayrılabilir. Capital dergisinde yayınlanan Prof.Dr.Hermann Simon’un bu konudaki bilgilerini de paylaşmak istiyorum.Prof.Dr.Simon,üç kritik unsura vurgu yapıyor,ürünün tüketici değeri,maliyet ve rekabet.Bu profesörümüze göre fiyat nasıl belirlenir?

Değer fiyat yansıtmıyor : En sık yapılan hataların başında ürünün tüketici için sahip olduğu değerin fiyata yansıtılmaması oluyor. Öte yandan tüketicinin ödeme isteği tamamen elde ettiği değer tarafından belirleniyor.

Uzmanlara Sorulmalı:Tüketicinin fiyatı ödemeye istekli olup olmadığını anlamanın yöntemlerinden biri bir uzmanın vereceği karardır. Şirketteki uzmanlara, müşterileri sistematik olarak en iyi bilen kişilere tüketicinin ya da sektörel müşterinin ne kadar ödeme yapmaya istekli olduğunu sorarsınız.

Tüketiciye sorulabilir:İkinci yöntem bir anket yaparak tüketiciye doğrudan sormaktır. Bu ankete verecekleri yanıtlardan istedikleri fiyatı ve satın alma eğilimlerini öğrenebilirsiniz. Üçüncü olarak, eğer daha çok endüstriyel ürünleriniz varsa o zaman ekonomik avantaj sağlayabilirsiniz. Enerji tasarrufu, ürünün daha uzun ömürlü olması, daha kaliteli çıktı vermesi gibi örnekler verilebilir.

Lastik Örneği: Diyelim ki otomobiliniz için, eski lastiklerinizden 2 kat daha uzun ömürlü yeni lastikler satın aldınız. Müşteri bu anlamda bir lastiğe en fazla iki katı fiyat ödemek isteyecektir. Tabii bu durumda müşteriye bir avantaj sağlamanız gerekiyor.

Değer nasıl hesaplanır? Bu avantajı müşteri ile üretici arasında ikiye böleyim diyebilir ve eski lastiğin 1,5 katı fiyata satış yapabilirsiniz. Böylelikle müşterinin yüzde 15 avantajı olur ama siz de hala yüzde 50 daha fazla kazanmaya devam edersiniz. Değer ve ödemeye istekli olmanın hesaplanma yöntemini anlatmak için bu örnek kullanılabilir.

Akademik makaleler derki; “Elinde sınırlı bütçesi olan tüketici, elindeki imkanlar doğrultusunda isteklerini karşılamak durumundadır”.Bu demek oluyor ki ürettiğin ürünün olsun hizmetin olsun tepkisini fiyatla ölçersin.

14 Ekim 2012 Pazar

İktisatça : ÇILDIRMA ÇİZGİSİNE GELMEK

Serbest piyasa ekonomisini savunan klasikler ve uzantıları gibi

Azalan verimler kanunun geçerli olduğu kısa dönem üretim fonksiyonu gibi

Yaşam boyu gelir hipotezinde çalışılan yıllar boyu artan servet gibi

Isınan ekonomiyi soğutmak için uygulanan para politikaları gibi
Şahıs için iyi olanın her zaman ekonominin geneli için iyi olmaması gibi

Takipçi firmanın lider firmadan daha az üretim yapması gibi

Arz yanlı iktisatın vergi oranlarıyla vergi hasılatını ele alması gibi

Yale yaklaşımının para arzıyla fiyat düzeyinin belirlendiğini söylemesi gibi

Butlanla sakatlanan resmi şekilde yapmadığım taşınmaz satımı sözleşmesi gibi

Eksik borçlarda borcun var olması fakat borçlunun sorumluluğunun olmaması gibi

Kollektif şirkete tüzel kişilerin ortak olamaması gibi

Limited şirketlerde intifa senedi çıkarma hakkı veren yeni ttk gibi

Esas sözleşme değişiklikleri için genel kurul kararı arayan anonim şirket gibi

Bütçe kanununu veto edemeyen cumhurbaşkanı gibi

Esnek vergi oranlarının otomatik istikrarlandırıcı olma fonksiyonu gibi

Niskanenin bürokrasinin kamu harcamaları üzerindeki etkisini araştırması gibi

İstiyorum seni para aldanmasına kapılan işçilerin nominal ücret artışını istediği gibi

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Top WordPress Themes