Çalışan Mutluluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çalışan Mutluluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2013 Perşembe

SİZİ NEDEN İŞE ALALIM?


Hepimiz mülakatlardan geçiriyoruz. İş bulmanın en çok korkulan aşamalarından mülakatlar. Hangi soruların sorulabileceğini bilirsen işin kolay. Mülakatta insan kaynakları sana soru sorsun daha sonra sen bol bol sorarsın.

Genel sorular:

Biraz kendinden bahseder misin?
Nasıl bir insansınız?
Sizi neden işe alalım? Diğer adaylardan farkınız nedir?
En son işinizden neden ayrıldınız? Ayrılıyorsunuz?
Firmamıza nasıl katkıda bulunacaksınız?

Kişisel Bilgilerle İlgili Sorular:

İşe kabul edilirseniz nerede kalacaksınız? (Adayın ev adresi başka bir şehir ise)
Herhangi bir sağlık sorununuz var mı?
Yurtiçi/dışı seyahat edebilir misiniz?
Nişanlınız/eşiniz ne iş yapıyor? (Daha çok bayanlara sorulur)
Sigara kullanıyor musunuz?
Ehliyetiniz var mı?

Eğitimle İlgili Sorular:

Mezun olduğunuz bölümü neden seçtiniz?
Eğitiminize devam etmeyi arzu ediyor musunuz?
Bitirme dereceniz nedir?
En başarılı olduğunuz dersler hangileridir?
Hangi eğitim kurslarına katıldınız? Neden?

Mesleki Deneyim/ Bilgi İle İlgili Sorular:

Daha önce bulunduğunuz görevlerle bu  pozisyon arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz?
Daha önceki görevlerinizde en önemli başarı / başarısızlıklarınız nelerdir? Neden?
Sizce bu pozisyonun sorumlulukları nelerdir?
Sizce bu pozisyondaki kişi,hangi niteliklere sahip olmalıdır?
Daha önceki işlerinizde ne gibi yenilikler yaptınız?

Ve daha bir sürü soru var. Hepsini bir anda vermek istemedim. Bu sorulara mülakatlarımda şahit oldum. Sizi neden işe alalım? Diğer adaylardan farkınız nedir? Firmamıza nasıl katkıda bulunacaksınız? Bu sorulara kendimden emin bir şekilde cevap vermedim.

Eğitiminize devam etmeyi arzu ediyor musunuz? Ülkere başvurduğumda biraz sorun oldu, yüksek lisans durumum vardı. Yüksek lisans da genelde haftada bir gün ya da iki gün olduğu için net cevap verilemiyor. Bir firmada da derslerim iyi olduğu için kesin sen KPSS’ye girersin dediler. Dedim düşünmüyorum böyle bir şey, ısrar ettiler J

Nişanlınız/eşiniz ne iş yapıyor? (Daha çok bayanlara sorulur).Ki bana soruldu. Bayanların evlenip veya eş durumunda firmayı bırakabilecekleri düşünülüyor.

İşe kabul edilirseniz nerede kalacaksınız? Adayın ev adresi başka bir şehir ise yani ben. Kocaeli ve Sakarya’da yaşadığım için İstanbul’a mülakata gittiğimde karşıma çıkan soru, doğal olarak.Collezione’da mülakata gittiğimde İstanbul’un Mahmutbey semtindeydi. İstanbul’da tanıdığım olmadığından ve orada nerede kalacağımı bilemeden gittim. Mahmutbey’de kalırım dedim bayan için uygun olmadığını söylediler, hakılıylarmış.Başakşehir dedim oraya maaşın yetmez dediler. Bir öğrenci yurdu düşündüğünde MEB öğrenci dışında izin vermiyor.

Sonuç olarak bu konularda tecrübe edindim. Siz tecrübenizi kendiniz edinin, bu sorulara net cevabınız olursa kozlar elinizde olur ;)

Anthony Robins  “Sorularımızın kalitesi arttıkça hayatımızın kalitesi de artar.” der. Hem özel hem de iş hayatımızda ne kadar nitelikli sorular sorabilirsek o kadar nitelikli bir hayata, yüksek standartlara ulaşırız.

29 Aralık 2012 Cumartesi

KEŞKE ÇALIŞANIMA...

Patronların çalışanlarına söylemek isteyip de söyleyemedikleri olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İşte patronların çalışanlarına "keşke söyleyebilseydim" dediği 10 şey...

PATRONUN ÇALIŞANA "KEŞKE SÖYLEYEBİLSEM" DEDİĞİ 10 ŞEY

Başarılı ve harika bir patron olsanız bile çalışanlarınız hakkında bilmediğiniz bir sürü şey vardır. Tıpkı çalışanlarınızın da sizin hakkınızda bilmedikleri çok şey olduğu gibi. Bazı şeyleri onlara söylemek istersiniz ama konumunuz uygun değildir, söyleyemezsiniz. İşte patronların çalışanlarına "keşke söyleyebilseydim" dediği 10 şey:

1. Aslında çalışanlarım beni sevsin istiyorum

Hiç önem vermez gibi yapıyorum ama, aslında ben de çalışanlarım tarafından sevilmek istiyorum. Sert ve anlayışsız görünüyorsam, çoğu zaman kendime güven eksikliğinden, otoritemden enim olmadığımdan.

2. Benim de bilmediğim bir sürü şey var
Sorularının hepsine cevap vermem olanaksız, çünkü benim de bilmediğim bir sürü şey var. Her şeyi biliyormuş gibi sana tavsiye vermek de istemiyorum. Ama bunu itiraf edemiyorum, otoritem sarsılır endişesiyle.

3. Keşke sana 'hem çalış hem eğlen' diyebilsem
Ben yanına geldiğimde başını işine gömüp çalışır gibi yapmana gerek yok. Aslında işini iyi yapıyorsan, performansın yüksekse, eğlenmenin sakıncası yok. Hatta eğlenerek çalışmak performansını da yükseltebilir. Ama yüz göz olmaktan korkuyoram; sonra kontrol edemem diye söyleyemiyorum.

4. Keşke sana daha çok maaş verebilsem

Aslında sana daha iyi bir maaş verip yüzünün gülmesi, daha şevkle çalışman benim de işime gelirdi. Ama bu işi kurarken bir sürü riske girdim ve açılmaktan korkuyorum. Zarar edersem, bundan sen de etkilenirsir. Yarın bir iş kurar, insan çalıştırırsan, beni anlarsın.

5. Ömür boyu burada çalışsan keşke

İsterdim ki, insanlar işe benim yanımda başlasın, benim yanımda emekli olsun. Senin iş değiştirmen çok doğal, anlıyorum, iyi bir iş bulduğunda ben de seviniyorum ama... içimden bir şey kopuyor. Biraz terk edilmiş, başarısız olmuş gibi hissediyorum kendimi.

6. İş dünyası böyle ne yapalım

Biliyorum, hep aynı şeyleri satmak, aynı rutin işleri yapmak seni sıkıyor. Ben de senin yerindeyken biraz değişiklik isterdim. Ama müşteri ne istiyorsa, onu vermek zorundayız. Ben de istemez miydim sanıyorsun yeni, daha keyifli şeyler yapmayı...

7. Ben de isterdim senin işine karışmamayı

Biliyorum, işine karıştığımda çok bozuluyorsun. Mümkün olsa, ben de senin işine hiç karışmak istemem. Ama özgürlük ve güven verilmez, alınır. Bana güven ver, kendi kanatlarınla uçabildiğini göster, ben de kendi işime bakayım. Ama şimdilik güvenemiyorum, bir hata olursa sen de üzülürsün ben de.

8. Birileri kaytardığında bunu farkediyorum

Kör değilim. Kim çalışıyor kim çalışmıyor görebiliyorum. Ama bir çalışanı senin karşında hizaya sokmam, aynı şekilde seni de diğer çalışanlar arasında rencide etmem. Ne kadar yetersiz bir çalışan olursa olsun herkesin bir mahremi, özeli vardır.

9. Sana söyleyemeyeceğim şeyler var

Sana söyleyemeyeceğim şeyler var. Nasıl seninle ilgili bildiklerimi başkalarına söyleyemiyorsam. Onun için bazı söylediklerimi, bazı yaptıklarımı anlayamaman, bana kızman doğal. Sana söyleyemediğim gerekçelerim var.

10. Senin de beni anlaman lazım

Ara sıra sana patlarsam bana kızma. Kafamda bin tane sorun var. Kimseye söyleyemediğim endişelerim var. Böyle bir ortamda önemsiz bir şeyi büyüterek karşıma gelince, bazen istemesem de ters davranabiliyorum. Unutma ki, sizin tek tek meselelerinizin ötesinde, ben global sorunlarda da didişiyorum. Bana biraz hoşgörü göster.

kaynak: 
www.yenibiris.com/HurriyetIK

11 Temmuz 2012 Çarşamba

MUTLULARSA MUTLUSUN

Bir firma için mutluluk neyi ifade eder? Herkesin huzurunu mu ,kar olarak büyüme mi yoksa patronun hoşuna giden şeylerin gerçekleşmesi mi ? Bence bir firma için mutluluk şirketi daha iyi hale getirmek ,müşterilerini ve çalışanlarını daha mutlu hale getirmek için yaptıklarının çıktısını almaktır. Bir de firmada çalışanların mutluluklarını emekliliklerine saklamamasıdır. Herkesin mutlu olduğu bir firma düşünün güzel olmaz mıydı ?

Bu konuya amaca,tutkuya ve kara giden bir yolun hikayesini anlatan Tony Hsieh’in “Mutluluk Vermek” adlı kitabından girdim.Tony Hsieh, dünyada online ayakkabı perakendecisi olan Zappos’un Ceosu. Zappos, Fortune dergisinin yaptığı araştırmada “çalışılacak en iyi 100 firma”nın içinde.Peki Zappos’u diğerlerinden ayıran ne ?Diğerlerinden ayıran en önemli özelliği  Tony Hsieh’in pozitif yönetim doğrultusunda geliştirdiği “mutluluk çalışmaları”.Hatta Tony daha da abartmış , firmasında mutluluk birimioluşturmuş.Bu birimde yaptığı çalışmalarla mutluluğu iş modellerinin çekirdeğine yerleştirmiş.

Zappos’un misyonu “VAY BE’yi yaşamak ve yaşatmak”.Firmanın bu misyon doğrultusunda yaptıkları :

      Zappos’un çekirdek değerlerini formal hale getirmek : Şirketin kültürünü korumak ve çekirdek değerlere sarılmayı uzun vadeli fayda olarak görüyor.Hatta şirkete yeni katılan çalışanlardan ,işle ilgili beklentilerinin bir kısmını oluşturacak şekilde çekirdek değerleri okuduklarına ve anladıklarına dair belge imzalatıyor.
     
      Zappos kültürü kitabı :Birçok şirkette çekirdek değerler, sürekli bahsedilen ama asla bir daha ilgilenilmeyen yüce fikirler olarak görülür.Zappos değerlerin yaşaması için şirkette Zappos kültür kitabı çıkartıyor.Kitapta çalışanların Zappos kültürü hakkında yazıları yer alıyor.Böylece çalışan da kültüre katkı sağlayıcı olabiliyor.
   
      İstediğini sor adlı aylık mektup : Her ay Zappos çalışanların,üst yönetime istedikleri herhangi bir soruyu sormaya teşvik ediliyor.Bu anonim sorular , daha sonra tek bir liste haline getiriliyor ve cevaplar da tüm şirkete e- posta olarak yollanıyor.
    
     Şirket çalışanlara yatırım yapmak :Çalışana birçok yatırım yapıyor .Dikkatimi çeken yatırım çalışanlara kişisel gelişimlerini hızlandırabilmeleri için düzenli olarak meydan okuyucu görevlerin verilmesi.Örneğin alım-satım departmanında giriş seviyesindeki çalışanlar yardımcı satın almacı olur,sonra satın almacı olur ve sonra da kıdemli satın almacı,müdür ve yeteneğine bağlı olarak VP seviyesi sorumluluklar taşır.
    
      Müşteri hizmeti  aracılığyla markalaşmaya yoğunlaşmak: Müşteri hizmetini bir departman değil öncelik olarak görmektedir. Müşteri hizmeti tutumu en tepeden başlamaktadır.10 maddelik bir kısım yapmış .Mesela çalışanlarına karşı kötü ve aşağılayıcı davranan müşterilerden kontrollü şekilde vazgeçiyor.Arama sürelerini ölçmüyor,çalışanlar satış yapmaya zorlanmıyor ve müşterilerin telefon kayıtları tutulmuyor.

Firmaya şöyle bir baktığımda tam bir Y Kuşağı şirketi. Umarım bizim firmalarda mutluluk uğruna çok şey yapar ve X kuşağı formatından kurtulur. Çalışanların mutluluk isteği,CEOların çalışma isteği orta noktada buluşur.Allah herkese çalışanlarını mutlu eden firmalar nasip etsin.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Top WordPress Themes